15 Temmuz 2014 Salı

Hannibal Bursa’ya hiç uğramadı!

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, ünlü Kartacalı General Hannibal’e ilişkin Bursa tarihindeki bir anlatının gerçeği yansıtmadığını öne sürüyor. “Hannibal, Roma İmparatorluğu’nu yıkımın eşiğine kadar getiren dünyanın gelmiş geçmiş en önemli askeri dehalarından birisidir” diyen Prof. Dr. Mustafa Şahin, “Ancak bu ünlü komutanın şansı yaver gitmemiş. Hannibal’ın Bitinya’da son bulan yolculuğu ise Roma İmparatorluğu’na yenilmesi ile başlıyor. Kartaca’yı yok etme kararı alan Roma’nın takibinden kaçmak için önce Suriye’ye gelen Hannibal, burada da barınamamış” diyor.Şahin,  Hannibal ile ilişkilendirilen Bursa tarihindeki anlatı yanlışlığının ise dünyanın ilk coğrafyacısı olarak kabul edilen Strabon’un verdiği bilgilerle ortaya çıktığını söylüyor. DEVAMI

14 Temmuz 2014 Pazartesi

BULGARİSTAN'A SIĞINAN BURSALI MEHMETÇİKLER

Milli Mücadele boyunca Türk askerleri her cephede başarılar elde edip, direniş destanları yazarken ‘Cafer Tayyar Paşa’nın tedbirsizliğinden’ dolayı 20 Temmuz’da başlayan Yunan taarruzundan üçüncü gününde Cafer Tayyar esir düştü, dördüncü günde ise kolordu dağıldı. Bulgaristan, Trakya üzerinde hak iddia ediyor, buranın Yunan işgaline terk edilmesine engellemek için Cafer Tayyar Paşa ile yakın ilişkiler kurmuş, imkanları nispetinde ona destek olmaya çalışmıştır. Bu ilişkilerden dolayı kolordu karargahı direniş planlarını yaparken olumsuz bir durum karşısında tarafsız ülke konumunda olan Bulgaristan'a sığınma yönünde bir karar almıştı. Bu doğrultuda 25 Temmuz 1920 tarihinde göçmen kafilelerinden ve ordu döküntülerinden oluşan 15 bin kişi Bulgaristan'a geçti. Aralarında çok sayıda Busalının da bulunduğu askerler toplama kamplarından ayrıldı ve ülkenin dört bir tarafına dağılarak çiftçilik, demircilik, nalbantlık, ırgatlık gibi işlerde çalışarak hayatlarını idame ettirmeye çalıştılar.DEVAMI

13 Temmuz 2014 Pazar

Bursa’nın anahtarı Balabanbey Kalesi

Osmanlı Devleti’nin kurucusu ve banisi Osman Bey’in yıllarca rüyalarını gördüğü, adeta ömrünü vakfettiği Bursa’nın fethi için attığı ilk adımlardan birisi şüphesiz ki Balabanbey Kalesi’nin inşası oldu…Kalenin yapılış ile ilgili 1303, 1313 ve 1316 tarihleri ifade edilirken, Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Yusuf Oğuzoğlu, 1303 tarihi üzerinde duruyor. Kayalıklar ve yamaçlar üzerinde müstahkem bir mevkide bulunan Bursa Kalesi’nin fethi için uzun soluklu bir plan hazırlayan Osman Bey, şehrin çevresi ile irtibatını kesmek ve tekfuru teslim olmaya mecbur bırakmak amacıyla kapsamlı bir kuşatma başlattı. Bu çerçevede şehrin doğusuna ve batısına Havale Kuleleri (bir nevi küçük kale) yaptırmıştı. Bu kulelerden hisarın güneydoğusundaki bugünkü Mollaarap Mahallesi’nde bulunuyor. DEVAMI

12 Temmuz 2014 Cumartesi

BURSA AMERİKAN KOLEJİ NEDEN KAPATILDI?


Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Boston Eyaleti merkezli faaliyet gösteren ve Amerikan Board adıyla tanınan (ABCFM) Misyoner Teşkilatı tarafından 1854 yılında kurulan Bursa Amerikan Koleji, Türk kız öğrencilerin Hıristiyanlaştırılması faaliyetleriyle 1920’li yıllarda gündeme oturdu. 1927-28 eğitim-öğretim yılında Kamran, Nemika, Muadelat ve Seniha adlı 4 kız öğrencinin okulun misafirhanesinde vaftiz edilmesiyle patlak veren olayı, dönemin gazeteleri manşetten verdi. Ve Bursa Amerikan Koleji kapatıldı.DEVAMI

MACAR KRALININ KESİK BAŞI NEREDE?


Osmanlı Devleti ile anlaşma imzalamasına rağmen, sözünde durmayarak Osmanlı topraklarına saldıran Macar Kralı I. Ulaszlo, Varna Savaşı’nda başından oldu. Kralın vurulan başı bozulmaması için bal içinde muhafaza edilerek Bursa’ya getirildi. Mızrağa geçirilerek günlerce Bursa sokaklarında teşhir edilen Macar kralının kesik başı Uludağ’ın eteklerine gömüldü. Macar bilim adamları 20. yüzyılın başından bu yana krallarının kesik başını arıyor. Peki, bir asırdır bulunamayan kralın kesik başı nerede? DEVAMI

10 Temmuz 2014 Perşembe

Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları


Avrupa siyaseti 19.y.y la birlikte değişmeye başlamıştır. Değişen yeni siyasetin ağırlık merkezi kıta Avrupa'sının dışına taşmıştır. Ermeni meselesinin gündeme gelmesi ve Avrupa kamuoyunun bu konuya ilgi duyması bu siyasetin bağlamında gelişen bir olay olarak değerlendirilmelidir. Çünkü Avrupa Devletleri bu siyasetin bir gereği olarak kendi topraklarının dışında da güç noktaları oluşturmak zorunluluğu hissediyorlardı. Bunun için dünyanın değişik bölgelerinde kendilerine bağlı veya kendi çıkarlarına uygun siyasi yapıların oluşması için bir mücadele sürecine girmişlerdir.

Kentsel dönüşüm mü? Toplumsal dönüşüm mü?

Bu gün tüm Türkiye’nin olduğu gibi Bursa’nın da en önemli gündem maddelerinden birisi kentsel dönüşüm. Her ne kadar 1999 Körfez ve 2011 Van depreminden sonra ivme kazansa da ‘dönüşüm’ Türkiye’nin son 50 yılında yaşanan plansızlıkların bir sonucudur… Türkiye, özellikle sanayileşmenin hız kazanması ile birlikte 50 yıldır köyden şehre, kırsaldan kente doğru hızlı bir göç hareketi ile karşı karşıya. Peşe peşe kurulan sanayi tesisleri ile birlikte nüfusları on binlerle ifade edilen şehirler kısa sürelerde 100 binlik, milyonluk yerleşim yerleri haline dönüştü.